Pelin, elleri titreyerek kutuyu açtı — beklediği parlak pırlanta yerine içinden çıkan şey boşanma belgeleriydi. Murat’ın sesi sakin ama keskin bir tokat gibiydi: “Eşyalarını topla Pelin.” Çünkü Murat, eşinin ailesine nasıl davrandığını öğrenmiş; annesini ‘harcanabilir’ bilen bir kadına yer olmadığını söyleyerek ilişkiyi bitirmişti.
Benim içinse her şey daha kırılgandı — kalça protezi ameliyatımın üzerinden sadece birkaç hafta geçmişti; güçsüzlüğün, ihanetin ve onursuzluğun iç içe geçtiği bir aile dramasıydı. Üç hafta sonra her şey değişti: iyileştim, evime döndüm ve Murat her hafta gelip aynı cümleyi tekrarladı: “Seni sevmeyen, sana saygı duymayan hiç kimse benim ailemin bir parçası olamaz.”
