Anne, o da benimle birlikte senin karnındaydı…


Ben Elif.
Oğlum Emir beş yaşında.

Ve o gün parkta yaşadıklarımız, hayatımı ikiye böldü.

Emir’e hamileyken doktorlar ikiz beklediğimi söylemişti.
Doğum zor geçti. Saatler sürdü.

Sonunda Emir’i kucağıma verdiler.
Ardından yüzleri değişti.

“Diğer bebeğin kalbi durdu,” dediler.

Onu hiç göstermediler.

O gün içimde bir boşluk açıldı ama hayatta kalana sarıldım.
İkinci bebeği zihnimin en karanlık yerine kilitledim.

Emir’e hiç anlatmadım.

O pazar sabahı parkta yürüyorduk.
Her şey sıradandı.

Ta ki Emir salıncaktaki çocuğu gösterene kadar.

“Anne, o da benimle birlikte senin karnındaydı.”

Kanım dondu.

Salıncaktaki çocuk yıpranmış kıyafetler içindeydi.
Ama yüzü…

Emir’in aynısıydı.

Aynı saç.
Aynı çene.
Aynı ben.

“Emir saçmalama,” diyebildim.

Ama Emir elimi bıraktı ve çocuğa doğru koştu.

Çocuk başını kaldırdı.

Göz göze geldiler.

Sanki yıllardır tanışıyorlardı.

Yanlarına gittiğimde kadını gördüm.

Zeynep.

Doğum yaptığım hastanede hemşireydi.

Yüzü bembeyazdı.

“Konuşmamız gerekiyor,” dedi.

Sayfalar: 1 2 3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir