İkizlerden Sonra Evliliğimin Gerçek Yüzünü Gördüm

18 saat süren sancıdan sonra tansiyonum tehlikeli seviyeye çıktı ve acil sezaryen kararı alındı.
Ameliyathanede parlak ışıklar, makinelerin sesleri ve korku vardı.
Fuat elimi tutuyordu ama gözlerindeki endişeyi unutamam.

İkizlerimiz Elif ve Emir sağlıklı doğdu.
O an yaşadığım rahatlama tarif edilemezdi.
Ama asıl zorluk doğumdan sonra başladı.

Sezaryen basit bir doğum değildir; büyük bir ameliyattır.
Haftalarca doğrulmak, eğilmek, hatta gülmek bile acı vericiydi.
Buna bir de iki yeni doğmuş bebek eklenmişti.

İki saatte bir beslenme, alt değiştirme, gaz çıkarma…
Geceler ve gündüzler birbirine karıştı.

İlk günlerde Fuat anlayışlıydı.
“Dinlen,” diyordu.

Ama bu çok kısa sürdü.

Bir hafta sonra eve girip etrafa baktı.
“Bütün gün evdesin, toparlayamadın mı?” dedi.

Sonra yemek konusu başladı.
“Yine mi hazır yemek?”
“Bütün gün ne yapıyorsun?”

Bu soru içimi parçaladı.
Günlerim uykusuzluk, ağrı ve ağlayan iki bebek arasında geçiyordu.
Ama anlatacak gücüm yoktu.
Susmayı seçtim.

Eleştiriler arttı.
Ev, yemek, temizlik…

“Ben çalışıyorum, sen evdesin,” demeye başladı.
“Annem dört çocuk büyüttü,” dedi bir gün.

Ameliyat yerim hâlâ ağrıyordu.
Uykusuzluktan tükenmiştim.
Ama bunlar onun için bahane gibiydi.

Ve bir gece söylediği bir cümle, içimdeki son parçayı da kırdı.

O an anladım:
İkizlerden sonra değişen ben değil,
evliliğimin gerçek yüzüydü.

Sayfalar: 1 2

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir