Gaz pedalına bastım. Şehir ışıkları önümde bulanıklaştı. Reyhan’ın sözleri kulaklarımda yankılanıyordu: “Onlar zaten evde!”
Evin bulunduğu sokağa girdiğimde apartmanın önünde tanımadığım siyah bir araç gördüm. Motoru çalışıyordu. Farlar kapalıydı. Bekliyormuş gibiydi.
Arabayı rastgele park edip koşarak merdivenlere çıktım. Kapıya yaklaştıkça içeriden sesler geliyordu: çekmece gıcırtıları, ayak sesleri, metal tıkırtılar…
Anahtarı çevirdim.
Kapı kilitli değildi.
Oysa evden çıkarken kilitlemiştik.
Kapıyı araladığımda salonda üç kişi vardı.
İki erkek, bir kadın…
Kadının elinde bizim peşinat dosyamız vardı. Üzerine kendi elimle not düştüğüm klasör. Erkeklerden biri çekmeceleri boşaltıyor, diğeri eşyaları çantasına dolduruyordu.
Donup kaldım.
Bu bir hırsızlık değildi.
Bu planlı bir şeydi.
Kadın beni fark etti. Panik yoktu yüzünde, sadece rahatsız bir sabırsızlık.
“Sen kimsin?” dedi.
“Bu ev artık bizim.”
O an telefonum tekrar çaldı. Reyhan’dı.
“Dinle,” dedi hızlıca.
“Evle ilgili sözleşmede sahtecilik var. Ahmet’in senin adına imza atılmış gibi gösterilmiş. Seni özellikle evden göndermiş.”
Elimdeki ilaç paketine baktım.
Üzerinde bizim adresimiz yazıyordu.
Babası için değil…
Beni evden çıkarmak için.
O an her şey netleşti.
İçeri girmeye çalıştıklarında mutfağa kaçtım, kapıyı kilitledim ve polisi aradım. Dakikalar sonra sesler kesildi. Kapı çarpıldı. Siyah araç hızla uzaklaştı.
Salon darmadağındı. Dosya gitmişti.
Ama yerde bir şey kalmıştı:
Ahmet’in anahtarlığı.
Demek ki buradaydı.
Bir süre sonra Ahmet aradı.
“Sen anlamıyorsun,” dedi.
“Borçlarım var. Bu ev kurtuluşum olacaktı.”
“Beni bilerek mi gönderdin?” dedim.
Cevap vermedi.
O sessizlik, her şeyin cevabıydı.
Polis geldi. Reyhan belgelerle yetişti. Tapu süreci durduruldu, banka hesapları bloke edildi. Dosyada Ahmet’in planı açıkça yer aldı.
Evi almadık.
Ama ben o gece şunu anladım:
Bazı insanlar size bir ev vaat eder…
Ama aslında sizden hayatınızı çalmaya çalışır.
Ve ben, o akşam eve döndüğümde
“onları” değil…
yıllarca yanımda uyuyan adamın içindeki yabancıyı görüp uyandım.