“Önce kızı evden uzaklaştıracağız. Sonra sıra Marcel’e gelecek.” Marcel ekranın karşısında donup kaldı. O cümleyi bir kez daha dinledi. Sonra bir kez daha. Her tekrarında içindeki öfke biraz daha büyüyor, ama öfkesinin altında çok daha ağır bir duygu yükseliyordu: korku. Çünkü Marta’nın sesi sakindi. Panik yoktu. Tereddüt yoktu. Sanki bir insanın hayatını dağıtmaktan değil de ertesi gün yapılacak sıradan bir işten söz ediyordu. Marcel videoyu durdurdu. Julian’ın yüzüne baktı. Adamı gerçekten tanıyordu. Yıllar önce Helena hayattayken birkaç kez görmüştü. Julian, Helena’nın ailesinin bazı hukuki işlerini takip eden danışmanlardan biriydi. Özellikle Helena’nın annesinden kalan deniz kenarındaki evin tapu işlemlerinde bulunmuştu. Helena öldükten sonra ise Marcel onu bir daha hiç görmemişti. Ta ki şimdiye kadar. Marcel hemen kayıtların tarihlerini kontrol etmeye başladı. İlk video yaklaşık dört ay öncesine aitti. İkincisi üç ay öncesine. Sonra başka görüntüler buldu. Marta ile Julian defalarca eve gelmişti. Her seferinde Marcel şehir dışındaydı. Bazı kayıtlarda sadece konuşuyorlardı. Bazılarında masanın üzerine evraklar yayıyorlardı. Bir görüntüde Marta, Lina’nın çizim yaptığı defteri alıp masanın üzerine koymuştu. Julian bir belgeyi göstererek şöyle demişti: “Davranış bozukluğu kaydı yeterince güçlü olursa mahkeme çocuğun geçici olarak başka bir yerde kalmasına izin verir.” Marcel’in elleri titredi. Marta cevap verdi: “Videolar bunun için. Marcel zaten sürekli seyahat ediyor. Kızın kontrolsüz olduğunu düşünürse benim söylediğime inanır.” Julian gülümsedi. “Sonrası kolay.” Marcel ileri sardı. Bir başka kayıtta Marta’nın sesi daha net duyuluyordu. “Ev tamamen kızın adına. Marcel sadece yasal temsilci. Kız başka bir kuruma yerleştirilirse süreç uzar ama yapılabilir.” Julian masaya parmağını vurdu. “Önemli olan Marcel’in vasiliğini zayıflatmak.” Marcel o anda her şeyi anlamaya başladı. Lina’ya verilen damlalar onun davranışlarını değiştirmek içindi. Sonra Marta o anları kaydediyor, Lina’yı öfkeli, huzursuz ve kontrol edilemez biri gibi gösteriyordu. Ama asıl amaç çocuğun kendisi değildi. Amaç Helena’dan kalan evdi. Yine de bir şey hâlâ açıklanmıyordu. “Sonra sıra Marcel’e gelecek.” Bu ne demekti? Marcel tüm kayıtları taşınabilir diske kopyaladı. Sonra polisi aramak için telefonu eline aldı. Tam numarayı çevirecekken evin üst katından bir ses geldi. Bir kapı kapanmıştı. Marcel nefesini tuttu. Marta hâlâ evdeydi. Lina da öyle. Telefonunu sessize aldı. Merdivenlerin altına yaklaşıp yukarıyı dinledi. Marta birisiyle konuşuyordu. “Hayır, bugün gitmedi.” Marcel’in kalbi duracak gibi oldu. Demek Marta onun uçuşu iptal ettiğini biliyordu. Kadın konuşmaya devam etti. “Bilet sisteminde görünmüş. Bir şeyden şüphelenmiş olabilir.” Marcel merdivenlerin yanına biraz daha yaklaştı. “Julian, bugün gelme. Önce çocuğu halletmemiz lazım.” Marcel’in yüzü gerildi. Üst kata çıkmak üzereydi ki Lina’nın ince sesi duyuldu gorsele do'kunun devamı sonraki sayfda....
HAVAALANINA ÇIKMAMA SADECE 15 DAKİKA KALA, 6 YAŞINDAKİ KIZIM BOYNUMA SARILIP FISILDADI
“Önce kızı evden uzaklaştıracağız. Sonra sıra Marcel’e gelecek.” Marcel ekranın karşısında donup kaldı. O cümleyi bir kez daha dinledi. Sonra bir kez daha. Her tekrarında içindeki öfke biraz daha büyüyor, ama öfkesinin altında çok daha ağır bir duygu yükseliyordu: korku. Çünkü Marta’nın sesi sakindi. Panik yoktu. Tereddüt yoktu. Sanki bir insanın hayatını dağıtmaktan değil de ertesi gün yapılacak sıradan bir işten söz ediyordu. Marcel videoyu durdurdu. Julian’ın yüzüne baktı. Adamı gerçekten tanıyordu. Yıllar önce Helena hayattayken birkaç kez görmüştü. Julian, Helena’nın ailesinin bazı hukuki işlerini takip eden danışmanlardan biriydi. Özellikle Helena’nın annesinden kalan deniz kenarındaki evin tapu işlemlerinde bulunmuştu. Helena öldükten sonra ise Marcel onu bir daha hiç görmemişti. Ta ki şimdiye kadar. Marcel hemen kayıtların tarihlerini kontrol etmeye başladı. İlk video yaklaşık dört ay öncesine aitti. İkincisi üç ay öncesine. Sonra başka görüntüler buldu. Marta ile Julian defalarca eve gelmişti. Her seferinde Marcel şehir dışındaydı. Bazı kayıtlarda sadece konuşuyorlardı. Bazılarında masanın üzerine evraklar yayıyorlardı. Bir görüntüde Marta, Lina’nın çizim yaptığı defteri alıp masanın üzerine koymuştu. Julian bir belgeyi göstererek şöyle demişti: “Davranış bozukluğu kaydı yeterince güçlü olursa mahkeme çocuğun geçici olarak başka bir yerde kalmasına izin verir.” Marcel’in elleri titredi. Marta cevap verdi: “Videolar bunun için. Marcel zaten sürekli seyahat ediyor. Kızın kontrolsüz olduğunu düşünürse benim söylediğime inanır.” Julian gülümsedi. “Sonrası kolay.” Marcel ileri sardı. Bir başka kayıtta Marta’nın sesi daha net duyuluyordu. “Ev tamamen kızın adına. Marcel sadece yasal temsilci. Kız başka bir kuruma yerleştirilirse süreç uzar ama yapılabilir.” Julian masaya parmağını vurdu. “Önemli olan Marcel’in vasiliğini zayıflatmak.” Marcel o anda her şeyi anlamaya başladı. Lina’ya verilen damlalar onun davranışlarını değiştirmek içindi. Sonra Marta o anları kaydediyor, Lina’yı öfkeli, huzursuz ve kontrol edilemez biri gibi gösteriyordu. Ama asıl amaç çocuğun kendisi değildi. Amaç Helena’dan kalan evdi. Yine de bir şey hâlâ açıklanmıyordu. “Sonra sıra Marcel’e gelecek.” Bu ne demekti? Marcel tüm kayıtları taşınabilir diske kopyaladı. Sonra polisi aramak için telefonu eline aldı. Tam numarayı çevirecekken evin üst katından bir ses geldi. Bir kapı kapanmıştı. Marcel nefesini tuttu. Marta hâlâ evdeydi. Lina da öyle. Telefonunu sessize aldı. Merdivenlerin altına yaklaşıp yukarıyı dinledi. Marta birisiyle konuşuyordu. “Hayır, bugün gitmedi.” Marcel’in kalbi duracak gibi oldu. Demek Marta onun uçuşu iptal ettiğini biliyordu. Kadın konuşmaya devam etti. “Bilet sisteminde görünmüş. Bir şeyden şüphelenmiş olabilir.” Marcel merdivenlerin yanına biraz daha yaklaştı. “Julian, bugün gelme. Önce çocuğu halletmemiz lazım.” Marcel’in yüzü gerildi. Üst kata çıkmak üzereydi ki Lina’nın ince sesi duyuldu gorsele do'kunun devamı sonraki sayfda....
YORUMLAR