Bir Akşam Bana Para İstedi Bir akşam çay içerken yüzüme ciddi bir ifadeyle baktı. “Ayşe, sana güveniyorum. Çok önemli bir iş anlaşmam var. Fakat banka hesabım geçici olarak bloke edildi. Birkaç günlüğüne bana yardımcı olabilir misin? Daha sonra sana fazlasıyla geri öderim.” İçimdeki bir ses bunun doğru olmadığını söylüyordu. Fakat diğer yanım ona inanmak istiyordu. “Ne kadar gerekiyor?” diye sordum. “Şimdilik üç yüz bin lira yeter.” Bu miktarı duyduğumda elimdeki bardak titremeye başladı. “Bu, benim yıllardır biriktirdiğim para.” Yiğit hemen elimi tuttu. “Ben senin paranı istemiyorum. Artık biz birlikteyiz. Bu sadece kısa süreli bir destek.” O gece sabaha kadar uyuyamadım. Eşimden kalan emekli ikramiyesinin büyük bölümünü yıllardır hiç dokunmadan saklıyordum. Çocuklarıma ileride yük olmamak için biriktirdiğim paraydı. Ertesi sabah bankaya gitmeye hazırlanırken kızım beni aradı. “Anne, sesin hiç iyi gelmiyor. Her şey yolunda mı?” Başta hiçbir şey anlatmak istemedim. Fakat içimdeki sıkıntıyı daha fazla gizleyemedim ve yaşananları ona anlattım. Telefonun diğer ucunda bir süre sessizlik oldu. Sonra kızım sakin bir ses tonuyla konuştu: “Anne, lütfen hiçbir şekilde para gönderme. Ben biraz araştıracağım.” Akşam olmadan yeniden aradı. “Anne, Yiğit’in sana gönderdiği fotoğrafları bana gönder.” Fotoğrafları ona yolladım. Yaklaşık yarım saat sonra görüntülü aradı. “Anne, bu fotoğraflar başka bir adama ait. Bu görüntüler internette yıllardır kullanılıyor.” Dünyam başıma yıkılmıştı. Buna inanmak istemedim. “Olmaz kızım. O şu anda benim evimde.” Kızımın verdiği cevap ise beni daha da korkuttu: “Belki adı bile Yiğit değildir.” O anda içime büyük bir korku düştü. Kızım bir polis tanıdığıyla görüştü. Bana hiçbir şey belli etmememi ve sakin davranmamı söyledi. Ertesi sabah Yiğit yine para konusunu açtı. “Bugün bankaya gidelim.” Ben de gülümseyerek karşılık verdim. “Elbette. Ama önce kahvaltı yapalım.” Tam o sırada kapı çaldı. Kapıyı açtığımda iki polis memuru ve sivil kıyafetli bir görevliyle karşılaştım. Kimliklerini göstererek içeri girdiler. “Burada bulunan kişinin kimliğini kontrol edeceğiz,” dediler. Yiğit’in yüzü bir anda bembeyaz oldu. Kimliğini uzattığında polislerden biri başını salladı. “Bu kimlik sahte.” Yiğit bir anda kapıya doğru koşmaya çalıştı. Ancak diğer polis memuru onu kısa sürede yakaladı. Evin içinde bir anda derin bir sessizlik oluştu. Ben ise olduğum yere çökmüş, gözyaşları içinde yaşananları izliyordum. Polisler daha sonra bana her şeyi anlattı. Yiğit’in gerçek adının farklı olduğu ortaya çıktı. Sosyal medya üzerinden özellikle yaşlı ve yalnız kadınları buluyor, uzun süre boyunca onların güvenini kazanmaya çalışıyordu. Ardından çeşitli bahanelerle para istiyor ve parasını aldıktan sonra ortadan kayboluyordu. Hakkında farklı şehirlerde çok sayıda dolandırıcılık şikâyeti bulunduğu ortaya çıktı. Benim evime gelmeden önce de aynı yöntemi başka kadınlar üzerinde uygulamıştı. Kızım beni zamanında uyarmasaydı, belki de yıllardır biriktirdiğim bütün paramı kaybedecektim. Kızımın Sözleri Hayatımı Değiştirdi O olaydan sonra uzun süre kimseyle konuşmak istemedim. Kendimi kandırılmış ve küçük düşürülmüş hissediyordum. Bir gün kızım yanıma oturdu ve bana şöyle dedi: “Anne, utanacak hiçbir şey yapmadın. Sen sadece sevilmek istedin. Kötü olan sen değilsin.” Bu sözleri hiç unutmadım. Aylar sonra mahalledeki kadınların katıldığı bir kitap okuma grubuna katıldım. Yeni arkadaşlar edindim. Ardından belediyenin düzenlediği gezi programlarına yazıldım. Benim gibi yalnız yaşayan birçok insanla tanıştım. Birlikte sohbet ettik, güldük ve çay içtik. Hayatımın yeniden renklenmesi için aslında bir yabancıya değil, gerçek dostluklara ihtiyacım olduğunu fark ettim. Artık sosyal medyada tanımadığım kişilerden gelen mesajlara cevap vermiyorum. Bir insanın bana birkaç güzel söz söylemesi, ona hemen güvenmem için yeterli değil. Çünkü gerçek sevgi yalnızca güzel cümlelerle kendisini göstermez. Dürüstlük, emek ve zamanla ortaya çıkar. Bugün geriye dönüp baktığımda Yiğit’in bana yaşattıkları hâlâ canımı acıtıyor. Fakat bu olay bana çok önemli bir hayat dersi verdi. İnsan yalnız kaldığında, duyguları üzerinden kandırılması daha kolay olabiliyor. Bu nedenle yalnızlığımızı kendi çıkarları için kullanmak isteyen insanlara karşı dikkatli olmamız gerekiyor. Paramı kaybetmedim. Ancak bu olaydan elde ettiğim en büyük kazanım, gerçeği son anda görebilmiş olmamdı. Şimdi çevremdeki herkese aynı uyarıyı yapıyorum: İnternette tanıştığınız bir kişiye ne kadar güveniyor olursanız olun, paranızı, evinizi ve geleceğinizi ona teslim etmeyin. Gerçek sevgi sizden para istemez. Sizi korur, size değer verir ve hiçbir zaman sizi zor durumda bırakmaz. Ben bunu çok acı bir tecrübeyle öğrendim.