48 yaşındaydım ve artık gerçeği kabullenmiştim:
Hiç çocuğum olmayacaktı.
Yıllarca evlat edinmeyi erteledim. Korktum… hazır olmadığımı düşündüm.
Ta ki bir gün bir yetimhanenin soğuk koridorlarında, kimsenin istemediği 10 yaşında lösemi hastası Lina ile göz göze gelene kadar.
Onu eve getirdim. Ona anne oldum.
Ama bir gün evimin önüne siyah bir limuzin yanaştı…
İçinden inen adam tek bir cümle kurdu:
“Bayan Helena, Lina hakkında bilmeniz gereken bir şey var.”
Ve o an, hayatım geri dönülmez şekilde değişti…
