O sabah her zamanki gibi başladı.
Uykulu bir hâlde balkona çıktım, pencereyi açtım ve temiz hava almak istedim. Her şey sakindi. Ta ki gözüm, oraya ait olmaması gereken bir harekete takılana kadar.
Balkonun yanındaki duvarın içinde, içeriden bir şey kıpırdıyordu.
Rüzgâr değildi. Gölge hiç değildi.
Duvarın kendisi yaşıyor gibiydi.
Kalbim hızlandı. Aklıma gelen ilk düşünce beni olduğum yere çiviledi:
“Ya bu bir yılandıysa?”
