Babası Oğluna Ders Vermek İstedi… Köyden Bir Kızla Evlendirdi Ama Hayatın Planı Baştan Yazıldı

İlk günler zordu.
Sabahın köründe kalkmak, ahıra gitmek, süt taşımak…
Ellerindeki nasırlar canını yakıyor, köy hayatı onu zorluyordu.

Elif ise hiç şikâyet etmiyordu.
Sessizdi, çalışkandı, sabırlıydı.
Ne bir sitem ne de bir yakınma…

Zamanla genç adam, farkında olmadan Elif’e saygı duymaya başladı.
Bir gün yağmur altında çalışırlarken Elif’in ayağı kaydı. Refleksle kolundan tuttu.
Göz göze geldikleri o an, içinde hiç tanımadığı bir his uyandı.

Günler haftalara döndü.
Artık kaçmayı düşünmüyordu.

Para olmadan da yaşanabildiğini, emeğin gerçek değerini, insanın kendini çalışarak bulduğunu öğrendi. Akşamları soba başında çay içiyor, sessiz sohbetler ediyorlardı.

Üç ay sonra baba köye geldi.
Oğlunu perişan, pişman ve yenilmiş görmeyi bekliyordu.

Ama gördüğü manzara onu şaşkına çevirdi.

Oğlu çalışıyordu.
Üzerinde eski bir gömlek, ellerinde nasırlar…
Ama yüzünde huzur vardı.

— Hiç olmadığım kadar iyiyim, dedi.

Baba o an anladı:
Bu evlilik bir ceza olmamıştı.
Bir ders olmuştu.

Oğlu ilk kez gerçekten büyümüştü.
Ve baba, vermek istediği dersten çok daha fazlasını almıştı.

Sayfalar: 1 2

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir