“Bugün. Cumartesi.”
Dedem Kemal ile babaannem Emine tam 57 yıl evli kaldı.
Aşklarının sırrını soranlara tek bir şey söylerdik:
Cumartesi çiçekleri.
Dedem her cumartesi, istisnasız, taze çiçek getirirdi.
Babaannem de her seferinde ilk kez görüyormuş gibi gülümserdi.
Geçen hafta dedemi kaybettik.
Cenazeden sonra ev sessizleşti.
Ama asıl garip olan, ilk cumartesiydi.
Mutfakta boş vazoya bakarken kapı çalındı.
Kapıda, elinde bir buket ve zarf olan bir yabancı vardı.
“Kemal Bey bunu ölümünden sonra eşine vermemi istedi,” dedi.
“Bugün. Cumartesi.”
Zarfın üzerinde dedemin el yazısıyla tek bir isim yazıyordu: Emine.
Babaannem mektubu açtı.
“Hayatım boyunca senden bir gerçeği sakladım…
Lütfen bu adrese git…
Ve lütfen beni affet.”
Bir adres vardı.
Bir saat uzaklıkta.
Babaannem gözlerini kaldırdı ve sadece şunu söyledi:
“Ceketini al. Gidiyoruz.”
Gittiğimiz yerde duyduklarımız, ailede bildiğimiz her şeyi değiştirecekti. Okumaya devam edin.
