O gün her şey sıradan başladı. Evin sessizliğini, yalnızca mutfaktan gelen suyun şırıltısı ve kızım Elif’in odasından yükselen neşeli şarkılar süslerken, ben de uzun süredir ertelediğim dijital albümü düzenliyordum. Kocam Serkan ise, salondaki koltuğa gömülmüş, telefonuyla ilgileniyordu. Onun bu kadar sakin ve normal göründüğü bir anda, aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenecektim.