Oğlum Beni Düğününe Davet Etmedi

Hayatımı Oturarak Yeniden Öğrenmek Zorunda Kaldım

54 yaşındayım.
Oğlum Emir’i bebekliğinden beri tek başıma büyüttüm.

Yaklaşık yirmi yıl önce geçirdiğim ağır bir kazadan sonra belden aşağısı felç kaldım. Hayatım bir anda daraldı. Merdivenler aşılmaz oldu, kapılar dar geldi, günlük yaşamı oturarak yeniden öğrenmek zorunda kaldım.

O sırada Emir sadece beş yaşındaydı.

Ama bana sırtını dönmedi.
Aksine, bana tutundu; ben de ona.

Yemek yaptı, sandalyeden yatağa geçmeme yardım etti, yorulduğumda tekerlekli sandalyemi itti. Bazen çocuktu, bazen benden daha büyük görünüyordu. Yıllar boyunca sadece ikimiz vardık. Hayatı birlikte taşıdık.

Yıllar sonra Selin’le tanıştı.
Zarif, varlıklı ve kusursuz görünen bir kadındı.

Nişanlandıklarında mutluluktan ağladım. Oğlumun düğünü için günlerce düşündüm. Onu utandırmamak için nereden girip çıkacağımı, sandalyeyle nasıl görünmeyeceğimi planladım. Tek isteğim, onun gününün kusursuz olmasıydı.

Ama düğünden bir hafta önce Emir yanıma geldi.

Gözlerime bakamıyordu.

Mekânın tekerlekli sandalye için uygun olmadığını söyledi. Rampa eklemenin “estetiği bozacağını”, sandalyemin fotoğraflarda dikkat çekeceğini anlattı.

Kısacası…
Düğünde olmamı istemiyordu.

Çözüm aradım. Kabul etmedi.
Sonra yıllardır hayalini kurduğumuz anne–oğul dansını Selin’in annesiyle yapacağını söyledi.

O an içimde bir şey sessizce kırıldı.

Bana sadece fotoğraflar göndereceğini söyledi ve gitti.

Saatlerce orada öylece oturdum.

Sonra fark ettim:
Ona verebileceğim son bir hediyem vardı.

Devamı ikinci sayfada: Düğün günü teslim edilen paket ve her şeyi değiştiren yüzleşme…

Sayfalar: 1 2

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir