NÜKLEER SANTRAL NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

yorumsuz
64 okuma

NÜKLEER SANTRAL NEDİR? NASIL ÇALIŞIR

Nükleer santral; Uranyum ve Toryum elementleri kullanılarak elektrik enerjisi üretilen santrallerdir.

Nükleer enerji santrallerinin, kömür, doğal gaz, fueloil yakarak çalışan termik santrallerden pek farkı yoktur. Termik santrallerde kömür, doğal gaz, fueloil yakılarak su kaynatılarak buhar elde edilir. Buhar basıncıyla bir türbin döndürülür. Türbine bağlı jeneratör elektrik üretir.


Nükleer enerji santrallerinde ise, kömür, doğal gaz, fueloil yerine gerekli ısı, uranyum ve toryum atomlarından elde edilir.

Nükleer santrallerde ısı, atom çekirdeklerinin parçalanması  (fission)  veya birleştirilmesi  (fussion)  yöntemleriyle elde edilir.

Her iki teknikle yapılan işlemde çok büyük miktarda enerji açığa çıkar. Açığa çıkan enerjiyle su, buhara çevrilirek tribünlere gönderilir ve türbin döndürülür. Türbine bağlı jeneratörlerde elektrik üretir.

NÜKLEER SANTRALLER NE KADAR VERİMLİ?

1 kg kömürden  3 kilovat

1 kg petrolden  4 kilovat

1 kg uranyumdan  ise 50.000 kilovat elektrik enerjisi üretilmektedir.

Bilinen Uranyum ve Toryum rezervlerinin, nükleer santrallere 150 yıl yeteceği bilinmektedir.

Ham madde fiyatları çok düşük olması, enerji üretim maliyetinide düşürmektedir.

NÜKLEER SANTRALLER TEHLİKELİ Mİ?

Gerek fizyon gerekse füzyon işlemi esnasında açığa enerjiyle birlikte Radyasyon çıkar. Oldukça tehlikeli olmasından dolayı nükleer santraller, yüksek güvenlik çerçevesinde inşa edilir.

Uranyum ve Toryum kullanıldıktan sonra açığa çıkan radyoaktif atıklar, santral sahası içinde su havuzlarında yaklaşık 10 yıl tutulduktan cam eriyiği ile karıştırılarak, sızdırmaz varillerin içinde bekletilebilecekleri kuru depolama alanlarına alınırlar. Bir süre sonra atıkların radyoaktiflik seviyesi yavaş yavaş azalır.

Enerji üreten ilk reaktör 1950’lerde İngiltere’de kuruldu. İlk Nükleer santral ise 1954’te Rusya da inşa edildi.

Yaklaşık 70 yıldır enerji üretilen nükleer santrallerde şu ana kadar 2  sızıntı gerçekleşmiştir.

İlki 1986 yılında Çernobil patlaması ile Ukrayna’da, diğeri ise Japonya da 2011 depremi ve tsunamisi sonrasında Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen sızıntı.

Her iki santralin eski teknoloji olduğu ve modernleştirme yapılması gerekirken, ihmal edildiği açıklandı.

Bunun dışında 70 yıldır enerji üreten nükleer santrallerde önemli bir problem kayıtlara geçmemiştir.

Bugün 31 ülkede 450 adet nükleer santral vardır. 18 ülkede de 59 adet nükleer santral inşa halindedir.

ABD’de 99 adet nükleer santral aktif iken, Fransa 58, Japonya 42, Çin 39, Rusya 37, Güney Kore 24,

Hindistan 22, Kanada 19, Birleşik Krallık 15, İsveç 8, Almanya 7 adet nükleer santrale sahiptir.

Şu an Çin’de 18,  ABD’de 2,  Rusya’da 6,  Fransa’da 1 ve Birleşik Arap Emirliklerinde 4 adet nükleer santral inşa halindedir.

Türkiye’de henüz nükleer enerji üretilmemektedir. Mersin Akkuyuda nükleer santral inşaatı devam etmektedir.

Termik santraller, fosil yakıt tüketimiyle, havayı ve çevreyi kirletmekte, canlılara zarar vermektedir.

Hidrolik santraller için akarsuların doğal akışına müdahale edilmekte, ekosistem zarar görmektedir.

Güneş ve Rüzgâr enerjisi henüz istenilen verimlilik düzeyine ulaşamadıkları gibi, güneş panelleri için geniş alanlara ihtiyaç duyulması, kış mevsiminde ve geceleri enerji üretimin durma noktasına gelmesi, Rüzgâr santrallerinin maliyetlerinin çok yüksek olması ve mevsimsel değişimlerden etkilenmesiyle sık sık arıza vermesi, sürdürülebilir enerji üretimi için risk oluşturmaktadır.

Enerjide dışa bağımlılığı yüksek olan ve yıllık 60 milyar dolar enerjiye para ödeyen Türkiye’nin, Güneş, Jeotermal, Rüzgâr gibi enerjilerle birlikte, sürdürülebilir enerji ve dışa bağımlılığı azaltmak için, ham maddesi yerli Termik, Hidrolik enerjiye yatırım yapmaya devam etmesi, Nükleer santrallere geçmesi ise bir zorunluluk olarak görülmektedir.


Sosyal Medyada Paylaş Paylaş Tweetle


Konu hakkında yorumunuzu yazın